Apple’da bin fikirden sadece biri hayatta kalıyor: Tim Cook’un sert filtre kuralı

Apple’ın geçmişine bakınca hatalı kararlar da görürsünüz. Mesela Macintosh Portable. Ya da yuvarlak tasarımıyla alay konusu olan “Hockey Puck” mouse. Bir de U2’nun 13. albümünün 500 milyon iTunes kullanıcısına izinsiz gönderilmesi olayı var. Bunlar Apple’ın 50 yıllık tarihinde yaptığı en garip hamlelerden sadece bazıları.
Ama yenilik peşinde koşan bir şirket için hata yapmak kaçınılmaz. İlginç olan şu: Tim Cook döneminde bu tür hatalar çok daha az yaşandı.
Tim Cook’un Apple’ı yönetme tarzı
Tim Cook yaklaşık 14 yıldır Apple’ın başında. Onun yönetim tarzı Steve Jobs’tan biraz farklı. Cook büyük riskler almaktan çok istikrarlı büyümeye ve güçlü bir tedarik zincirine odaklanıyor.
Yeni bir röportajda Cook, Apple içinde fikirlerin nasıl değerlendirildiğini de açıkça anlattı. Cook’a göre iyi fikir her yerden çıkabilir.
“Çılgın fikirler şirket içindeki herhangi bir çalışandan gelebilir. Kullanıcılar da harika fikirler sunabilir.”
Ama her fikir hayata geçmez.
Apple’da sert bir eleme süreci var
Cook’un anlattığına göre Apple’ın en önemli kurallarından biri şu: Her şeyi yapmaya çalışmazlar. Şirket fikirleri acımasız bir filtreden geçirir. Cook bunu şöyle anlatıyor:
“Enerjini her yere sürersen hiçbir şeyi istediğin kaliteye ulaştıramazsın. Bu yüzden bin şeye hayır deriz, bir şeye evet demek için.”
Apple toplantılarında ciddi tartışmalar yaşandığını da söylüyor. Dışarıdan bakınca sakin görünen şirket içinde aslında çok sert fikir çatışmaları var.
Steve Jobs ve Tim Cook arasındaki fark
Cook’un yaklaşımı, Apple’ın kurucusu Steve Jobs ile kıyaslanınca daha net ortaya çıkıyor.
Jobs daha çok mucit gibi davranan bir liderdi. Donanımın kendisiyle takıntılı şekilde ilgilenirdi. Yeni şeyler denemekten çekinmezdi. Cook ise daha temkinli ilerliyor.
Bu yüzden bazı Apple projeleri Jobs döneminde başlasa bile Cook döneminde iptal edildi. Yani hiç piyasaya çıkmayan birçok Apple ürünü var.
Apple’ın “Think Different” ruhuna ne oldu?
1997’de yayınlanan efsane Think Different reklamını hatırlayanlar vardır. Reklamın mesajı şuydu:
“Çılgınlara selam olsun. Kuralları bozanlara. Dünyayı değiştirebileceğini düşünecek kadar deli olanlara…”
Bu sözleri bizzat Steve Jobs seslendirmişti. Bugün aynı reklamı Tim Cook’un anlatması biraz zor görünüyor.
Apple bazı pazarlara neden girmiyor?
Cook’un sözleri aslında başka bir soruya da cevap veriyor. Apple yıllardır bazı alanlara girmedi:
-
katlanabilir telefonlar
-
akıllı yüzükler
-
fiziksel televizyonlar
-
sürücüsüz arabalar
-
yapay zekâ projeleri
Şirket bu fikirleri hiç düşünmemiş değil. Muhtemelen çoğu toplantı masasına geldi.
Ama Cook’un filtresinden geçemediler.
Geç geliyor ama güçlü geliyor
Bu yaklaşım eleştirilebilir ama tamamen yanlış da değil. Cook döneminde Apple bazı büyük ürünler çıkardı. Örneğin:
MacBook Air (M1) birçok kişi için oyun değiştirici oldu.
AirPods ilk çıktığında dalga konusu oldu ama bugün dünyanın en çok satan kulaklıklarından biri.
Yani Apple bazen pazara geç giriyor ama girdiğinde işi iyi yapıyor.
Apple son zamanlarda daha cesur
Son yıllarda Apple biraz daha risk almaya başladı.
Apple Vision Pro ticari olarak çok büyük başarı yakalamadı ama teknoloji açısından çıtayı yükseltti. iPhone Air beklenen etkiyi yaratmadı ama hâlâ ilginç bir telefon. Söylentilere göre Apple bu yıl ilk katlanabilir iPhone modelini de tanıtabilir.
Bu durum Cook’un dizginleri gevşettiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, “bin fikre hayır deyip bir tanesini seçme” stratejisinin sonucu gibi görünüyor.
Apple’ın eski ruhuna küçük bir dönüş
Apple çoğu zaman partiye geç gelen şirket gibi davranır. Ama geldiğinde genelde en iyi kıyafeti giyen kişi olur. Son dönemde görünen şey şu: Apple artık sadece küçük güncellemeler yapmakla yetinmiyor. Bir zamanlar sıkıcı fikirlere gülen o şirket, yavaş yavaş yeniden cesur ürünler denemeye başlıyor.







